28 Temmuz 2011 Perşembe
ilk tarif: tabi ki benimle özdeşleşmiş bir pasta, MACARONE!
Macarone bir fransız kurabiyesi. aslında ondan bahsederken kurabiye diyince, macarone a haksızlık yaptığımı düşünüyorum bazen. Çünkü ne pasta ne kurabiye ne de başka birşey, ikisinin ortası hepsinin üstü gibi bişey işte :) macarone un ilk şekline vurulmuştum, şeymamla paris e gitmiştik ve tüm patisserie lerde vitrinlerde engarenk yusyuvarlak minik tatlı sandviçler görmüştüm. onların macarone olduğunu tabi ki bliyordum ama daha çnce türkiyede yapılıp satılan " vasat" olanları dışında gerçek bir macarone yememiştim. Genelde çok övülen, çok beğenilen bir yemek ya da pasta duyduğum zaman, gider yerim, ve içimden hep şunu söylerim " ben bunu evde yaparım" ama , macarone un memleketinde pariste gerçek bir macarone yediğim gün şöyle düşündüm " ben bunu evde yapamam" :) o zamanlar herkes çok bilmiyodu macarone u buralarda. son yıllarda moda oldu. hatta istanbul a bir LADUREE şubesi bile açıldı ki bu benim için milattır :) LADUREE, macarone u dünya yüzünde en iyi yapan yerdir. başka hiçbir yerden macarone yemem! dedirten bir lezzet ve tazelik. merkezi paris. ama başka bir çok yerde şubeleri var. bizim müdavim olduğumuz: milanodaki laduree. çünkü şeyma orada :) ve her gelişinde bana kocccaman bir kutu getiriyor. evdekilerin sadece birer tane yemesine izin veriyorum. gerisini ( yaklaşık 30 taneyi) kendi kendime 1-2 gün içinde bitiriyorum. benim için bir nevi ayin gibi, öyle ayak üstü yemiorum rahat bir yere oturup sakin sakin yavaş yavaş yiyorum :) seviyorum arkadaş! neyse konumuza dönelim, ilk yediğimde " ben bunu evde yapamam" demiştim. ama ne oldu? evde yapabildim :)) laduree gibi yapamadım ( e doğal olarak) ama yaptım yani, türkiyede pekçok yerden alıp yediğiniz macarone lardan çok daha iyi oldu. çünkü tarifini fransız bir pastacının ingilizce olarak hazırladığı bir pasta kitabından aldım. şimdi nasıl yaptığımı yazıcam. laduree beni affet! :D
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder