Avukat oldum ama aslında hep aşçı olmak istemiştim.. diye başlamayacağım söze, çünkü hayatımda hiç aşçı olmak istemedim, ya da pastacı olmak da istemedim... altı yaşımda, babamın avukat bir arkadaşının bürosunu ziyarete gittiğimizden beri, o güzel kadının kalem eteği ve blazer ceketiyle, parlak sarı küt saçları ve kusursuz makyajıyla insanların hayatını, ağzından çıkan iki kelimeyle, nasıl şekillendirebildiğini gördüğümden beri avukat olmak istiyordum... oldum da! Bu bir mesleki hedefti, gerçek oldu. Bilkent Üniversitesinden geçen sene mezun oldum. Aklınız erdiğinden beri hayalini kurduğunuz yerde olmak. İnanılmaz bir haz. Ama OLAYIN BİR DE BAŞKA BOYUTU VAR! :)
ilk suflemi yaptığımda yanılmıyorsam bundan 6-7 sene önceydi. tarifi ilk okuduğumda, "kek de 20 dakika pişer mi ki? ne saçma!" diye düşündüğümü çok iyi hatırlıyorum. çok yakın arkadaş grubuma, "sufle yapabiliyorum" diyip onları eve davet etmiştim. oysa ilk kez sufle yapıcaktım ve sufle, 16 yaşında bir kız için zor bi tatlıydı. içeride oturuyorlardı ve ben mutfakta yumurtalarla yüzyüzeydim. gerekli herşeyi, gözümü bir kez bile tariften ayırmayarak yaptım. benmari usulü erittiğim bitter çikolatanın yarısnı eritirken yediğim için bir o kadar daha bitter çikolatayı mikrodalga fırında eritip suflenin içine koydum :) fırına sürdüm. veee 15-20 dk sonra hepsi gerçek tam 6 kap suflem vardı! :) arkadaşlarıma nasıl büyük bir gururla onları ikram ettiğimi dün gibi hatırlıyorum. bunu şu yüzden anlattım; sufleyi başardığımda duyduğım hazla, ya da ilk kez evde kendi ellerimle baklava açtığımda duyduğum hazla, mesleki açıdan bir işi başardığımda duyduğum haz, AYNI! :) o zaman neden hem iyi baklavalar yapıp hem de iyi davalar kazanmayalım ki? engel ne :)
buraya birseyler yazmak istiyorum ama sonuclarından çekiniyorum :)) Başarılar !
YanıtlaSilyazılarınızın hepsini beğeniyle okudum.şu limonata tarifi cok hoş :)izninizle ben de deneyeceğim teşekkürler.
YanıtlaSil